\n
Türk Halk Müziğinin Duayen İsmi Seha Okuş Son Yolculuğuna Uğurlandı
Türk halk müziğinin en önemli icracılarından biri olan, TRT İstanbul Radyosu’nda geçirdiği 35 yıllık meslek hayatı boyunca Anadolu kültürüne ve müziğine eşsiz katkılar sunan usta sanatçı Seha Okuş, İstanbul’da düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı. Sanat camiasının ve sevenlerinin derin üzüntüyle karşıladığı vefat haberinin ardından düzenlenen cenaze töreninde, Okuş’un Türk müziği üzerindeki silinmez izleri ve TRT çatısı altında gerçekleştirdiği arşiv çalışmaları bir kez daha yad edildi. Uzun süredir sağlık sorunlarıyla mücadele eden ve 89 yaşında hayata gözlerini yuman sanatçının naaşı, kılınan cenaze namazının ardından aile kabristanına defnedildi.
Cenaze törenine sanatçının ailesi, yakın dostları, TRT Genel Müdürlüğü temsilcileri, İstanbul Radyosu’ndan mesai arkadaşları ve çok sayıda halk müziği sanatçısı katıldı. Törende yapılan konuşmalarda, Seha Okuş’un sadece bir ses sanatçısı değil, aynı zamanda Türk halk müziğinin gelecek nesillere doğru aktarılması konusunda bir köprü vazifesi gördüğü vurgulandı. Sanatçının disiplini, nezaketi ve müziğe olan sarsılmaz bağlılığı, törene katılanların ortak vurgusu oldu. Türk halk müziğinin “altın çağı” olarak nitelendirilen dönemde yetişen ve bu geleneği en saf haliyle temsil eden Okuş’un vedası, kültür dünyasında büyük bir boşluk yarattı.
TRT İstanbul Radyosu’nda Geçen Yarım Asırlık Emek ve Sanat Hayatı
Seha Okuş, Türk halk müziği literatüründe “TRT ekolü” olarak bilinen disiplinli ve akademik yaklaşımın en önemli temsilcilerinden biriydi. 1935 yılında dünyaya gelen sanatçı, müziğe olan tutkusunu profesyonel bir zemine oturtmak amacıyla girdiği TRT İstanbul Radyosu sınavlarını başarıyla kazanarak kariyerine başladı. O dönemde TRT, Türkiye’nin müzik hafızasını oluşturan en önemli kurumdu ve Okuş, bu kurumun çatısı altında yaklaşık 35 yıl boyunca aralıksız hizmet verdi. İstanbul Radyosu’nun koridorlarında yankılanan sesi, sadece radyo alıcıları başında bekleyen milyonlara değil, aynı zamanda müziğin teorik yapısına da hitap ediyordu.
Görev süresi boyunca Anadolu’nun dört bir yanından derlenen türkülerin notaya alınması, doğru üslup ile icra edilmesi ve arşivlenmesi süreçlerinde aktif rol alan Okuş, usta-çırak ilişkisinin son temsilcilerindendi. Nida Tüfekçi, Neriman Altındağ Tüfekçi ve Yücel Paşmakçı gibi isimlerle birlikte çalışan sanatçı, halk müziğinin otantik yapısını bozmadan modernize edilmesi hususunda büyük bir titizlik gösterdi. Onun seslendirdiği her eser, bir bölgenin karakterini, acısını, sevincini ve kültürel kodlarını taşıyordu. Sanatçının emekli olduktan sonra bile genç kuşak sanatçılara rehberlik etmeye devam etmesi, onun sanata olan adanmışlığının en büyük göstergesi olarak kabul ediliyordu.
Türk Halk Müziğine Katkıları ve Unutulmaz Eserleri
Seha Okuş denildiğinde akla gelen ilk şey, onun kendine has tınısı ve eserlere kattığı derinliktir. Sanatçı, özellikle “Hasretimle Yandım” gibi kült eserlerdeki yorumuyla hafızalara kazınmıştır. Halk müziğinin teknik zorluklarını zarafetle aşan Okuş, sesinin genişliği ve kontrolü sayesinde en zorlu uzun havaları ve kırık havaları büyük bir ustalıkla icra etmiştir. Onun repertuvarı, Anadolu’nun sözlü tarihinin bir özeti niteliğindeydi. Sanatçı, eserlerini seslendirirken sadece teknik bir başarı sergilemekle kalmıyor, aynı zamanda türkünün hikayesini de dinleyiciye hissettiriyordu.
Kariyeri boyunca pek çok derleme çalışmasına ilham kaynağı olan ve radyoda hazırladığı programlarla halk müziğinin sevilmesine öncülük eden Okuş, müziğin birleştirici gücüne her zaman inandı. Onun yorumladığı türküler, Türkiye’nin kültürel çeşitliliğini yansıtan birer mozaik gibiydi. Ege’nin zeybeğinden Orta Anadolu’nun bozlağına, Karadeniz’in hareketli ezgilerinden Doğu Anadolu’nun yanık türkülerine kadar geniş bir yelpazede eserler veren sanatçı, bu eserlerin doğru ağız ve tavırla okunması konusunda tavizsiz bir tutum sergiledi. Bu tutumu, onun “sanatçıların hocası” olarak anılmasına neden oldu. Bugün pek çok halk müziği icracısı, Seha Okuş’un kayıtlarını birer ders niteliğinde dinleyerek eğitimlerini sürdürmektedir.
Sanat Dünyasından Taziye Mesajları ve Kültürel Mirasın Korunması
Seha Okuş’un vefatı üzerine kültür ve sanat dünyasından pek çok isim taziye mesajı yayımladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TRT Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamalarda, sanatçının Türk kültürüne sunduğu hizmetlerin asla unutulmayacağı ve adının yaşatılacağı belirtildi. Meslektaşları, Okuş’u “müziğin hanımefendisi” olarak tanımlarken, onun kaybının halk müziği camiası için telafisi güç bir kayıp olduğunu dile getirdiler. Sosyal medyada ve basın organlarında yer alan mesajlarda, sanatçının disiplinli çalışma ahlakı ve mütevazı kişiliği ön plana çıkarıldı.
Cenaze töreni sırasında konuşan eski mesai arkadaşları, Okuş’un radyoda çalıştığı yıllarda genç sanatçılara gösterdiği şefkati ve öğreticiliği anlattılar. “O, sadece bir ses değildi; o bir okuldu,” diyen sanatçı dostları, Seha Okuş’un bıraktığı mirasın sadece ses kayıtlarından ibaret olmadığını, aynı zamanda bir etik ve estetik anlayış olduğunu vurguladılar. Sanatçının naaşı, öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından dualar eşliğinde toprağa verildi. Sevenleri, mezarı başında sanatçının en sevilen türkülerini mırıldanarak ona son görevlerini yerine getirdiler.
Seha Okuş’un vefatı, bir devrin kapanışı olarak da yorumlanıyor. Ancak sanatçının TRT arşivlerinde yer alan yüzlerce kaydı, yetiştirdiği öğrenciler ve Türk halk müziğine kazandırdığı vizyon, onun adını sonsuza dek yaşatacaktır. Anadolu’nun sesini dünyaya duyuran, türküleri modern zamanın karmaşasından kurtarıp saf haliyle koruyan bu büyük usta, arkasında zengin bir kültürel hazine bırakarak aramızdan ayrıldı. Türk milleti, kendi öz müziğine ömrünü adayan bu değerli evladını her zaman saygı ve minnetle anmaya devam edecektir.