\n
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Trump Arasında Kritik Telefon Görüşmesi: Diplomaside Yeni Dönem
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) 47. Başkanı seçilen Donald Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. İletişim Başkanlığı tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, oldukça samimi bir atmosferde gerçekleşen görüşmede, Türkiye ile ABD arasındaki ikili ilişkilerin geleceği, bölgesel çatışmaların çözümü ve küresel istikrarın tesisi gibi kritik konular masaya yatırıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim başarısından dolayı Donald Trump’ı tebrik ederken, yeni dönemde iki müttefik ülke arasındaki stratejik ortaklığın daha da güçlendirilmesi yönündeki kararlılığını ifade etti.
Görüşmenin içeriğine dair paylaşılan detaylar, Ankara ve Washington hattında yeni bir sayfanın açılacağına dair güçlü sinyaller veriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump’ın başkanlık döneminde Türkiye-ABD ilişkilerinin, karşılıklı saygı ve ortak çıkarlar temelinde ivme kazanacağına inandığını vurguladı. Özellikle savunma sanayii, ekonomik iş birliği ve terörle mücadele gibi temel dosyalarda somut adımların atılması beklenirken, liderlerin önümüzdeki süreçte yüz yüze bir araya gelme konusunda da mutabık kaldıkları öğrenildi.
İki Lider Arasındaki Şahsi Diplomasi ve Stratejik Ortaklık
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Donald Trump arasındaki telefon trafiği, sadece bir tebrik mesajının ötesinde, iki liderin geçmiş dönemdeki çalışma disiplinine dayanan bir güven tazeleme niteliği taşıyor. Hatırlanacağı üzere, Trump’ın ilk başkanlık döneminde (2016-2020), iki lider arasında doğrudan iletişim kanalları oldukça aktif kullanılmış ve birçok kriz “şahsi diplomasi” yoluyla çözüme kavuşturulmuştu. Uzmanlar, Trump’ın yeniden Beyaz Saray’a dönmesinin, bürokratik engellerin aşılarak kararların daha hızlı alınabileceği bir süreci beraberinde getirebileceğini değerlendiriyor.
Erdoğan’ın görüşme sırasında, Türkiye’nin bölgesel bir güç olarak barış ve istikrar için üstlendiği role dikkat çektiği belirtiliyor. Özellikle Orta Doğu’da devam eden gerilimler ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi küresel krizlerin çözümünde Türkiye’nin arabuluculuk potansiyelinin altı çizildi. Trump’ın ise Türkiye’nin NATO içindeki önemini ve bölgesel etkinliğini takdirle karşıladığı, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması konusundaki istekliliğini dile getirdiği ifade ediliyor. Bu durum, önümüzdeki dört yıl boyunca Ankara-Washington ilişkilerinde daha pragmatik ve sonuç odaklı bir yaklaşımın benimseneceğinin göstergesi olarak kabul ediliyor.
Bölgesel Güvenlik ve Terörle Mücadelede Ortak Vizyon
Görüşmenin en önemli başlıklarından birini hiç kuşkusuz bölgesel güvenlik meseleleri oluşturdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin milli güvenlik önceliklerini bir kez daha hatırlatarak, Suriye’nin kuzeyindeki terör varlığı ve FETÖ ile mücadele konularındaki hassasiyetlerini dile getirdi. Türkiye, ABD’nin bölgedeki bazı gruplara verdiği desteğin son bulmasını ve müttefiklik ruhuna uygun bir iş birliği zemini oluşturulmasını bekliyor. Trump döneminde, ABD’nin Suriye’den çekilme planlarının yeniden gündeme gelip gelmeyeceği ise uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip edilen bir konu.
Ayrıca, Doğu Akdeniz’deki enerji dengeleri ve Ege Denizi’ndeki istikrarın korunması hususunda da görüş alışverişinde bulunulduğu kaydedildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hak ve menfaatlerini korurken her zaman diyalogdan yana olduğunu, ancak güvenlik tehditlerine karşı taviz verilmeyeceğini net bir dille ifade etti. Trump’ın ise bölgesel çatışmaların sonlandırılmasına yönelik “önce barış” vizyonunun, Türkiye’nin bölgedeki yapıcı politikalarıyla örtüştüğü gözlemleniyor. Bu paralellik, özellikle Gazze ve Lübnan’daki insani krizlerin sonlandırılması noktasında yeni bir diplomatik inisiyatifin doğmasına zemin hazırlayabilir.
Ekonomik Hedefler: 100 Milyar Dolarlık Ticaret Hacmi
Siyasi ve askeri konuların yanı sıra, görüşmenin ekonomik boyutu da büyük önem taşıyor. İki liderin daha önceki dönemde belirlediği “100 milyar dolarlık ticaret hacmi” hedefi, bu görüşmede yeniden teyit edildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerikan şirketlerinin Türkiye’deki yatırımlarını artırması ve Türk ürünlerinin ABD pazarına daha kolay erişim sağlaması yönündeki beklentilerini paylaştı. Ticaret Bakanlığı ve ilgili ekonomik kurumların, yeni dönemde ABD yönetimiyle daha sıkı bir temas trafiği yürüteceği öngörülüyor.
Savunma sanayii alanındaki iş birliği de ekonomik başlığın ayrılmaz bir parçası olarak masadaydı. F-35 programı, F-16 tedarik süreci ve S-400 hava savunma sistemleri nedeniyle uygulanan yaptırımların (CAATSA) kaldırılması, Ankara’nın öncelikli talepleri arasında yer alıyor. Trump’ın geçmişte bu konularda Türkiye’ye yönelik daha esnek bir tutum sergilediği biliniyor. Dolayısıyla, yeni dönemde savunma sanayii kısıtlamalarının aşılması ve iki ülke arasındaki teknoloji transferinin önünün açılması, ekonomik büyüme ve stratejik derinlik açısından kritik bir viraj olacak. Uzmanlar, bu görüşmenin ardından iki ülke arasındaki teknik heyetlerin kısa süre içinde bir araya gelerek yol haritası oluşturacağını tahmin ediyor.
Sonuç olarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Donald Trump arasındaki bu ilk temas, dünya siyasetinde dengelerin yeniden kurulduğu bir dönemde gerçekleşti. Türkiye’nin “çok boyutlu dış politika” vizyonu ile Trump’ın “Amerika’yı Yeniden Harika Yap” doktrini arasındaki kesişim noktaları, önümüzdeki yılların diplomatik seyrini belirleyecek. Ankara, Washington ile olan ilişkilerini müttefiklik hukukuna uygun, eşit ve adil bir zemine oturtmayı hedeflerken; bu telefon görüşmesi, söz konusu hedefe giden yolda atılmış güçlü bir ilk adım olarak kayıtlara geçti. Küresel piyasalar ve siyasi analiz merkezleri, bu görüşmenin yansımalarını ve liderlerin atacağı bir sonraki adımı dikkatle izlemeye devam ediyor.