\n
Şişli’deki Vahşette Katilin İfadesi Ortaya Çıktı: Cinayeti Tüm Detaylarıyla Anlattı
İstanbul’un Şişli ilçesinde geçtiğimiz günlerde infial yaratan ve bir çöp konteynerinde parçalanmış cesedin bulunmasıyla ortaya çıkan vahşi cinayete ilişkin soruşturmada kritik bir aşamaya gelindi. Özbekistan uyruklu Durdona Khokimova’nın başı, kolları ve bacakları kesilmiş halde bulunmasının ardından emniyet güçlerinin titiz çalışması sonucu yakalanan zanlıların ifadeleri, olayın dehşet verici boyutlarını gün yüzüne çıkardı. Cinayet Büro Amirliği tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheliler Dilshod Turdımurotava ile Gofurjon Kamalkhodjaev, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Katil zanlısı Turdımurotava’nın savcılık ve emniyet aşamasındaki ifadeleri, cinayetin anlık bir öfke patlaması değil, soğukkanlılıkla tasarlanmış bir eylem olduğunu kanıtladı.
Olay, Şişli’nin işlek noktalarından birinde bir hurdacının çöp konteynerini karıştırırken poşetler içerisinde insan uzuvlarına rastlamasıyla patlak vermişti. Yapılan incelemeler sonucunda cesedin, bir süredir kendisinden haber alınamayan Özbekistan uyruklu Durdona Khokimova’ya ait olduğu tespit edilmişti. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, bölgedeki yüzlerce saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü inceleyerek şüphelilerin izini sürdü. Yapılan operasyonla yakalanan Dilshod Turdımurotava, işlediği cinayeti itiraf ederken, olayın planlama aşamasından cesedin parçalara ayrılmasına kadar geçen süreci en ince ayrıntısına kadar anlattı.
Cinayeti Günler Öncesinden Planlamış
Katil zanlısı Dilshod Turdımurotava’nın ifadesindeki en çarpıcı detay, cinayeti önceden planladığını açıkça kabul etmesi oldu. Zanlı, maktul Durdona Khokimova ile aralarında uzun süredir devam eden husumet ve tartışmalar olduğunu belirtti. İfadesinde, “Onunla zaten kavgalıydık. Aramızdaki sorunlar bir türlü çözülmüyordu. Onu eve çağırma kastım zaten en başından beri öldürmekti. Bu durumu kafamda kurmuştum ve hazırlığımı yapmıştım” şeklinde konuşarak suçunu itiraf etti. Zanlının beyanları, Türk Ceza Kanunu kapsamında “tasarlayarak kasten öldürme” suçunun unsurlarını doğrudan destekler nitelikte değerlendirildi.
Olay günü Khokimova’yı eve davet eden Turdımurotava, kapının açılmasıyla birlikte saldırıya geçtiğini anlattı. Dehşet anlarını soğukkanlılıkla aktaran zanlı, “Eve gelip kapıyı açtığı anda, daha içeri tam girmeden kafasına yanımda bulundurduğum ütü ile sert bir şekilde vurdum. Darbenin etkisiyle yere yığıldı. Hareketsiz kalınca onu bıçaklamaya başladım. Öldüğünden emin olduktan sonra cesetten kurtulmam gerektiğini anladım” dedi. Katilin, cinayet aleti olarak evdeki gündelik eşyaları ve kesici aletleri kullanması, olayın vahşetini bir kez daha gözler önüne serdi.
Cesedi Parçalara Ayırıp Konteynere Taşıdılar
Cinayetin ardından cesedi ortadan kaldırmak için korkunç bir yönteme başvuran zanlılar, Khokimova’nın cansız bedenini parçalara ayırdı. Turdımurotava, cesedi parçalama işlemini tek başına yapmadığını veya arkadaşının bu süreçte kendisine yardım ettiğini ima eden ifadeler kullandı. Zanlı, “Cesedi parçalara ayırdık. Bu şekilde taşımak ve çöpe atmak daha kolay olacaktı. Parçaları ayrı poşetlere koyduk ve farklı zamanlarda dışarı çıkararak yakındaki çöp konteynerine bıraktık” dedi. Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre, cesedin baş, kol ve bacaklarının gövdeden ayrılmış olması, zanlıların delilleri karartma ve yakalanma riskini azaltma çabası olarak yorumlandı.
Olayın bir diğer şüphelisi olan Gofurjon Kamalkhodjaev’in ise cinayet sonrası maktulün üzerindeki değerli eşyaları aldığı belirlendi. Turdımurotava, arkadaşının bu süreçteki rolünü, “Arkadaşım onun üzerindeki değerli şeyleri, paraları ve takıları sonradan satmak amacıyla aldı. Cesedi parçalarken ve taşırken yanımdaydı” sözleriyle açıkladı. Bu durum, soruşturmanın seyrini sadece cinayet değil, aynı zamanda nitelikli yağma suçuna da yöneltti. Emniyet güçleri, çalınan eşyaların akıbetini araştırırken, şüphelilerin olaydan sonra kaçış güzergahlarını ve saklandıkları adresleri de tek tek deşifre etti.
Adli Süreç ve Tutuklama Talebi
Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin koordineli çalışması sonucunda adalete teslim edilen iki şüpheli, emniyetteki çapraz sorgularının ardından İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi. Savcılıkta ifadeleri alınan Dilshod Turdımurotava ve Gofurjon Kamalkhodjaev, “kasten öldürme”, “tasarlayarak adam öldürme” ve “kişinin hatırasına hakaret” gibi ağır suçlamalarla karşı karşıya kaldı. Cumhuriyet savcısı, şüphelilerin ifadelerindeki itiraflar ve elde edilen somut deliller doğrultusunda, her iki zanlıyı da tutuklama talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk etti.
Olayın ardından Özbekistan uyruklu Durdona Khokimova’nın cenazesi, otopsi işlemlerinin tamamlanması için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Adli tıp raporunun, cinayetin işleniş biçimi ve maktulün ölüm saati hakkında daha detaylı teknik veriler sunması bekleniyor. Şişli’deki bu vahşet, büyükşehirlerdeki güvenlik denetimleri ve yabancı uyruklu şahıslar arasındaki asayiş olaylarını yeniden tartışmaya açtı. Bölge sakinleri, olayın şokunu üzerlerinden atamazken, emniyet birimleri benzer olayların önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştırdı. Yargılama sürecinin, katil zanlılarının alacağı cezaların belirlenmesi açısından kamuoyu tarafından yakından takip edileceği öngörülüyor.
Soruşturma kapsamında elde edilen yeni bulgular, cinayetin işlendiği evde yapılan kriminal incelemelerle destekleniyor. Olay yerinde bulunan kan izleri, cinayet aleti olan ütü ve bıçak üzerindeki parmak izleri, zanlıların itiraflarıyla tam uyum gösterdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili iddianamenin hazırlanması için çalışmalarını sürdürürken, zanlıların ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanmaları bekleniyor.