Kültür Sanat
Sezar'ın Kumdaki Hareketi: Tarihin Seyrini Değiştiren Zekice An
Roma ordusunda tanrıların onayı askeri kararları etkilerken, Jül Sezar MÖ kırk yedi'de Kuzey Afrika'da gemiden inerken düştüğünde bu durumu lehine çevirdi. Askerlerinin korkusunu gören Sezar, kumu kavrayarak "Seni sımsıkı tutuyorum Afrika!" diyerek düşüşünü fetih jestine dönüştürdü.
- 2 dakika okuma
- Murat Yıldırım / TRNETHABER Kültür-Sanat Merkezi
TRNETHABER

Roma ordusunda komutanların tanrıların onayını alması gerektiği inancı çok güçlüydü. Birinci Pön Savaşı'nda Konsül Publius Claudius Pulcher'in "kutsal tavuklar" ritüelini hiçe sayması, bu inancın ne kadar ciddi olduğunu gösterdi.
Roma Ordusunda Batıl İnançların Gücü
Anlatılana göre, tavuklar önlerine atılan yemi yemeyi reddedince sabırsız komutan onları denize fırlattırdı. Ardından gelen yenilgi, Roma donanmasını paramparça etti ve Cicero bu olayı aktarırken tanrıları küçümsemenin bedelini hatırlattı.
Sezar'ın Kumdaki Düşüşü ve Askerlerin Tepkisi
MÖ kırk yedi yılında Kuzey Afrika kıyılarına çıkan Sezar, bir yıl önce Mısır'da öldürülen rakibi Pompey'in geriye kalan kuvvetlerini tasfiye etmek için Tunus sahillerine ulaşmıştı. Tam gemiden inerken sendeledi ve tüm askerlerin gözü önünde yüzüstü kumlara kapaklandı.
- Sıradan bir düşüş yerine, Roma askerleri için bu, tanrıların seferi lanetlediğine dair kötü bir işaretti.
- Ordunun içinde hızla korku yayıldı ve bazı askerler daha savaş başlamadan geri dönmeyi düşündü.
- Liderlerinin yere kapaklanması, moral üzerinde büyük bir olumsuz etki yarattı.
Zekice Bir Hamle: "Seni Sımsıkı Tutuyorum Afrika!"
Romalı tarihçi Suetonius'un aktardığına göre, Sezar askerlerinin yüzündeki dehşet ifadesini gördüğü an durumu kavradı. Kalkmak yerine ellerini kumlara gömdü, toprağı sıkıca kavrayarak askerlere döndü ve "Seni sımsıkı tutuyorum Afrika!" diye seslendi.
Sahildeki askerler, liderlerinin düşmediğini, fethedeceği toprağı selamlamak için bilerek eğildiğini sandı. Bu anlık zeka sayesinde, ordudaki korku hızla coşkuya dönüştü ve moral yükseldi.
Bu kıvrak zekanın mirası yüzyıllar boyunca sürdü; Shakespeare'in oyununda Sezar, sara krizlerini bile ilahi bir güç izlenimi yaratmak için kullanan bir lider olarak resmedilir. "Rome" dizisinde ise kendi yükselişini tanrıların iradesi gibi göstermek için baş kahine rüşvet veren bir Sezar'ı izleriz.
Sahildeki o düşüşün gerçek olup olmadığı tarihçiler arasında tartışmalı olmayı sürdürüyor. Ancak seferin sonu kesin: MÖ kırk altı'daki Thapsus Savaşı'nda düşmanlarını yok eden Sezar, Numidya Krallığı'nı da Roma'ya katarak zaferle döndü.
Kumdan aldığı uğur ona fazla vefa göstermedi; Plutarkhos'un aktardığı "Mart ayının ortasından sakın" uyarısını ciddiye almayan Sezar, o büyük zaferden iki yıl geçmeden Senato binasında kendi meslektaşlarının bıçaklarıyla can verdi.