Sağlık Yaşam
MS Kadınlarda Daha Erken Yaşta Başlıyor: Belirtileri ve Tedavisi
Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Sultan Tarlacı</strong>, 30 Mayıs Dünya MS Günü'nde Multiple Skleroz'un (MS) nedenleri, belirtileri ve tedavi yaklaşımları hakkında bilgi verdi. MS'in, bağışıklık sisteminin sinir sistemine saldırmasıyla ortaya çıkan bir hastalık olduğunu belirtti.
- 4 dakika okuma
- Cemal Güneş / TRNETHABER Ağrı Temsilcisi
TRNETHABER

Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, 30 Mayıs Dünya MS Günü kapsamında MS hastalığının nedenleri, belirtileri, risk faktörleri, genetik ve çevresel etkileri ile tedavi yaklaşımları hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
MS Nedir ve Nasıl Ortaya Çıkar?
Multiple Skleroz (MS), bedenimizin savunma sisteminin sinir sistemini (beyin ve omurilik) yabancı kabul ederek zedelemesi ve saldırmasıyla ortaya çıkan bir hastalıktır. Normalde sinir sistemimiz, bağışıklık sisteminden uzakta, adeta saklı bir ortamdadır; ancak sebebini tam olarak anlayamadığımız nedenlerle kontrolden çıkan bağışıklık sistemi kendi sinir sistemine saldırarak hasarlar oluşturur.
Hasarların yerleşimine göre şikâyet ve bulgular değişkenlik gösterir. Hastalığın en sık başlangıç belirtisi duyusal-hisle ilgili şikâyetlerdir ve genellikle uyuşma, karıncalanma, keçelenme tarzında olur. Duyusal belirtiler, hastaların yüzde elli ile yetmişinde anlık olarak ortaya çıkar.
MS'in Başlıca Belirtileri Nelerdir?
- Uyuşma, karıncalanma, iğnelenme
- His azalması, gerilme, uyuşturulmuşluk hissi
- Kum üzerinde yürüme hissi, kaşınma, yanma
- Elektriklenme, yüze ani vuran elektrik çarpması
- Boyundan sırta ve ayaklara ani elektrik çarpması
Duyusal şikâyetlerin ardından en sık güç (motor) kayıpları görülür. Kuvvet sorunları başlangıçta hastaların yüzde otuz iki ile kırkında izlenirken, yıllar içerisinde hastaların yüzde altmışı değişik ağırlıklarda güç kayıplarına maruz kalır. Bu durum, doğrudan bir uzuvda kuvvet kaybı şeklinde olabileceği gibi, 'ağırlaşma', 'sertleşme', 'direnç gösterme' veya 'ağrı' şeklinde de kendini gösterebilir ve sıklıkla bacaklarda başlar. Üçüncü sırada ise, hastaların yüzde on beş ile yirmisinde başlangıç belirtisi olarak görme kayıpları ya da bozuklukları gelir.
MS'te Başlangıç Yaşı ve Cinsiyet Farkı
Pek çok çalışmada MS'in başlangıç yaşının yirmi dokuz ile otuz iki yaş arası olduğu görülmüştür. Kadınlarda, en sık ortaya çıktığı yaş erkeklere göre beş yıl daha erkendir. Birincil ilerleyen tipte ise başlangıç yaşı otuz beş ile otuz dokuz yaş aralığıdır.
Hastaların yüzde beşinde başlangıç yaşı sekiz yaşın altında ve yetmiş yaşın üzerindedir. Genelde, bağışıklık sisteminden kaynaklanan tüm hastalıklar kadınlarda daha sık izlenir ve MS'de de durum böyledir; kadın erkek oranı bir virgül yetmiş yediye bir kadardır, yani yaklaşık iki kat daha yüksek sıklıkta kadınlarda görülür. MS, köylü kadın ve erkeklerde daha nadirken, sosyo-ekonomik düzeyi yüksek kişilerde daha sıklıkla izlenir.
MS Gelişiminde Risk Faktörleri ve Genetik Etki
Birçok virüs enfeksiyonunun MS'e neden olduğu öne sürülse de, doğrudan bir enfeksiyon ardından ortaya çıkacağının kesinliği yoktur. Virüslerin bağışıklık sistemini baştan çıkarıp, yanlış hedefe saldırıya neden oldukları kabul edilir. Olası virüsler arasında kuduz, uçuk virüsü olan herpes simpleks, Epstein Barr virüsü sayılabilir. Son zamanlarda insan herpes virüs-6, Epstein Barr virüsü ve Chlamidya pnömonia MS'e neden olabilecek olası tetikleyiciler olarak ilgi çekmektedir. Bir araştırma sonucuna göre, on yedi yaşından önce sigaraya başlamak MS gelişim riskini arttırmaktadır.
Tek yumurta ikizlerinde belirgin olarak yüksek oranda MS ortaya çıkması, genetik etkinin en açık kanıtıdır. Tek yumurta ikizlerinin yüzünün yirmi dördünde MS ortaya çıkarken, farklı yumurtalardan doğan ikizlerin ise yüzde iki virgül dördünde MS tespit edilmiştir. Bu durum, tek yumurta ikizlerinde MS'in on kat daha yüksek sıklıkta ortaya çıktığı anlamına gelir. Genel olarak bakıldığında, MS hastalarının birinci derece akrabalarının birinde MS tespit edilmesi ya da ortaya çıkma olasılığı yüzde yirmidir; ancak MS sadece genetik bir hastalık değildir.
MS sıklığı Dünya üzerinde, yaşanılan bölgeye göre değişmekle birlikte yüz binde iki ile yüz elli kişide ortaya çıkar. Yüksek sıklıkta görüldüğü bölgeler Avrupa (Rusya dâhil), güney Kanada, Kuzey Amerika, Yeni Zelanda ve Güney Avustralya'dır. Bu hastalıkta merkezi sinir sistemi, yani beyin ve omurilik etkilenir; sinir hücrelerinin uzantılarını saran miyelin yapısında bozulma ve zedelenme oluşur.
MS Tedavi Yaklaşımları ve Yöntemleri
Atak geçirdiği anlaşılan bir hastada uygulanan en etkili tedavi şekli kortizondur. Kortizon tedavisi MS ataklarında bin dokuz yüz yetmişli yıllarda kullanılmaya başlanmıştır ve atakların kutsal ilacı olarak bilinir. Atakların bir kısmı kortizona çok iyi yanıt verip, atak öncesi duruma dönmeyi sağlayabilir ve yararlı etkisi ilk birkaç günde ve haftada ortaya çıkar.
Belli tipte MS tanısı almış hastaların ataklarının sıklığını, şiddetini ya da atak olduğunda bıraktığı hasarları azaltmak için kullanılan tedaviler de mevcuttur. Bin dokuz yüz doksan üç yılında, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), MS'in seyrini değiştirebilecek ilk ilaç olan interferon beta-1b'ye onay vererek 'koruyucu ilaç' dönemini başlattı. Bu ilaçlar, sadece atak olduğunda değil, atak olsun olmasın sürekli kullanılır ve bağışıklık sistemi üzerinden düzenleyici etki ederek hastalığın saldırganlığını ve atakları engeller.
Bu tedavilere ek olarak 'tamamlayıcı tedavi' yaklaşımları da bulunmaktadır. Bu tedaviler diyet, bitkisel tedaviler, günlük yaşam düzeninde değişiklikler ve egzersizler (yoga, gevşeme egzersizleri) olarak belirtilebilir.