SON DAKİKA

SON DAKİKA · Fenerbahçe'de Dzeko ve Tadic'e Neden Veda Töreni Düzenlenmedi? · SON DAKİKA · ABD-Küba Hattında Kritik Temas: Üst Düzey Komutanlar Ne Görüştü? · SON DAKİKA · Demir Cevheri Fiyatları: Çin Talebi ve Hurda Çelik Etkisi İzleniyor

Ekonomi

İklim Ağı'ndan COP31 Öncesi Değerlendirme: Fosil Yakıtlardan Çıkış Şart

İklim Ağı temsilcileri, Postane İstanbul'da yaptıkları basın toplantısında, fosil yakıtlara bağımlı enerji politikalarının ülkeleri iklim krizi ve jeopolitik gerilimler karşısında kırılgan hale getirdiğini belirtti. COP31'in fosil yakıtlardan adil çıkış için kritik bir fırsat sunduğu vurgulandı.
  • 4 dakika okuma
  • Lületaşı Murat / TRNETHABER Eskişehir Temsilcisi
Paylaş
İklim Ağı'ndan COP31 Öncesi Değerlendirme: Fosil Yakıtlardan Çıkış Şart kapak görseli

Postane İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında, İklim Ağı temsilcileri önemli açıklamalarda bulundu. Temsilciler, fosil yakıtlara dayalı enerji politikalarının hem iklim krizini derinleştirdiğini hem de jeopolitik gerilimler karşısında ülkeleri daha kırılgan hale getirdiğini ifade etti. Ukrayna ve İran ekseninde yaşanan çatışmaların bu kırılganlığı gözler önüne serdiği belirtilerek, COP31'in fosil yakıtlardan adil bir çıkış için kritik bir fırsat sunduğu vurgulandı.

Türkiye İçin Fosil Yakıtlardan Çıkışın Önemi ve Bilimsel Veriler

İklim Ağı temsilcileri, fosil yakıtlardan çıkışın Türkiye gibi hem iklim krizinden en çok etkilenecek hem de enerjide dışa bağımlı ülkeler için enerji güvenliği açısından hayati önem taşıdığını dile getirdi. Bilimsel çalışmalar, fosil yakıt kullanımına ilişkin küresel eğilimlerin devam etmesi durumunda Türkiye'nin iklim yapısında köklü bir dönüşüm yaşanacağını ortaya koyuyor.

  • Ülke topraklarının yaklaşık yüzde elli beşini etkileyen sıcak-kurak iklim kuşağının iki bin kırklarda yüzde yetmişe, iki bin yetmişlerde ise yüzde seksenine ulaşması bekleniyor.
  • Yağış rejimlerinin zayıflaması ve bazı bölgelerde çölleşme riskinin artması öngörülüyor.

Bu çerçevede, iklim zirvesine liderlik edecek Türkiye'nin fosil yakıt tüketimini sonlandırmaya yönelik küresel çabalara örnek olmak için atacağı ilk ve en önemli adımın kömürden adil bir çıkış takvimi açıklamak olduğu vurgulandı.

Uluslararası Gündem ve Türkiye'nin Rolü

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, on yedinci Petersberg İklim Diyaloğu'nun açılış toplantısında, son dört yılda ikinci kez yaşanan enerji arzı krizinin 'fosil yakıtların enerji güvenliğini garanti etmediğini' gösterdiğine dikkat çekmişti. Benzer şekilde, iki bin yirmi üç yılında Dubai'de gerçekleştirilen COP28'de ülkeler, iki bin otuza kadar tüm alanlarda fosil yakıtlardan uzaklaşma ve yenilenebilir enerjiye geçişi hızlandırma yönünde ortak bir karar almıştı.

Uzmanlardan Fosil Yakıt Bağımlılığına Dair Değerlendirmeler

İklim Ağı üyesi WWF-Türkiye'den Ayşe Mine Doğan, Türkiye'nin fosil yakıt tüketiminde yüksek dışa bağımlılığının enerji güvenliği kadar ekonomik ve çevresel kırılganlıkları da artırdığını belirtti. Doğan, 'Enerji üretiminde kullandığı fosil yakıtların yüzde yetmiş sekizini ithal eden Türkiye'nin fosil yakıt ısrarı; enerjide dışa bağımlılık, yüksek faturalar, giderek kötüleşen hava, su ve toprak kirliliği ile artan sağlık sorunları olarak geri dönüyor' ifadelerini kullandı. Türkiye elektriğinin neredeyse yüzde altmışını fosil yakıtlardan, üçte birini ise en kirli yakıt olan kömürden üretiyor; kullandığı kömürün yaklaşık yüzde altmışını ise ithal ediyor.

Akdeniz kuşağında yer alan Türkiye'nin iklim krizinden en çok etkilenen ülkeler arasında olduğunu belirten Doğan, 'Türkiye'nin iki bin elli üç net sıfır hedefine ulaşabilmesi için doğayla ve sosyal adaletle uyumlu yenilenebilir enerji çözümlerini hızla artırması, enerji tasarrufunu güçlendirmesi ve elektrifikasyonu yaygınlaştırması her zamankinden daha kritik öneme sahip' dedi.

İklim Ağı üyesi Mekanda Adalet Derneği İklim Adaleti Program Koordinatörü Yağız Eren Abanus ise fosil yakıt bağımlılığının yalnızca enerji sistemlerini değil, aynı zamanda küresel eşitsizlikleri ve çatışma dinamiklerini de derinleştirdiğini vurguladı. Abanus, 'Fosil yakıtlardan adil çıkış, yalnızca bir enerji politikası meselesi değil; barışı, uluslararası dayanışmayı ve ülkeler arası adil işbirliğini güçlendirecek bir iklim adaleti meselesidir' şeklinde konuştu.

Greenpeace Türkiye İklim ve Enerji Kampanyaları Sorumlusu Emel Türker Alpay, ülkedeki kömürlü termik santrallere odaklanarak, 'Türkiye'de kömürlü termik santraller, ülkedeki elektriğin yüzde otuz dördünü karşılıyor. Bununla birlikte kömürden elde edilen elektriğin üçte ikisi ithal kömür ile çalışan santrallerde üretiliyor' dedi. Alpay, adil bir çıkış planının olmamasının kömürlü termik santrallerde ve madenlerde çalışan işçilerin belirsizliklerle karşılaşmasına yol açtığını belirtti. Alpay, 'Türkiye COP31 başkanlığı ile iklim değişikliği konusunda liderlik etmeye yönelik samimiyetini kömürden çıkış kararı ile fosil yakıtlardan uzaklaşmaya dair bir adım atarak gösterebilir' ifadelerini kullandı.

Yeşil Düşünce Derneği Proje Koordinatörü Özge Doruk ise enerji arzının büyük ölçüde dışa bağımlı olduğu bir sistemde, her kriz dalgasının doğrudan ekonomik istikrarsızlık, artan maliyetler ve toplumsal baskı olarak geri döndüğüne işaret etti. Doruk, 'Bu tablo, fosil yakıtlardan çıkışın artık yalnızca uzun vadeli bir iklim hedefi değil; aynı zamanda bugünün enerji güvenliği meselesi olduğunu gösteriyor' diyerek, dönüşümün kapsayıcı, planlı ve toplumsal olarak dengeli bir şekilde yönetilmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı.

Yorumlar

0/2000