Gündem
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kabine Sonrası Önemli Açıklamalar: CHP Gerilimi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası millete seslenerek bölgesel gelişmeleri, trafik güvenliğini ve "Terörsüz Türkiye" sürecini değerlendirdi. Erdoğan, ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların kendilerini ilgilendirmediğini vurguladı.
- 3 dakika okuma
- Keskin Ferit / TRNETHABER Kırıkkale Temsilcisi
TRNETHABER

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi. Toplantıda bölgesel gelişmeleri, trafik güvenliğini, güncel ekonomik durumu ve "Terörsüz Türkiye" sürecini mütalaa ettiklerini belirten Erdoğan, ülkenin kalkınma, adalet ve demokrasi yolculuğuna ivme kazandıracak kararlar aldıklarını söyledi.
Kurban Bayramı ve Trafik Güvenliği Değerlendirmesi
Milletin geçmiş Kurban Bayramı'nı tebrik eden Erdoğan, bayramın ülkeye, millete ve İslam alemine hayırlar getirmesini diledi. Bayram tatilini idari izinle toplam dokuz güne çıkardıklarını anımsatan Erdoğan, bu süreçte vatandaşların memleketlerini ziyaret ettiğini ve aileleriyle zaman geçirdiğini ifade etti. Trafik kazalarında kaybedilen yetmiş vatandaşın acısını dile getirirken, ölümlü kaza sayısının geçmiş yıllara göre azaldığını belirtti.
Türkiye'nin Ulaşım Altyapısına Yapılan Dev Yatırımlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan, göreve geldiklerinde Türkiye'nin güçlü bir ulaşım ağına sahip olmadığını hatırlattı. Son yirmi üç yılda karayollarına iki yüz altı milyar dolar, demiryollarına seksen milyar dolar ve havayollarına otuz beş buçuk milyar dolar tutarında yatırım yapıldığını açıkladı. Bu yatırımlar sayesinde 2002'de altı bin yüz bir kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunun bugün otuz bin elli bir kilometreye ulaştığını vurguladı.
- 2002'de sadece altı ilin bölünmüş yollarla bağlıyken, bugün yetmiş yedi ilin duble yollarla birbirine bağlanması.
- Toplam araç sayısının sekiz buçuk milyondan otuz üç virgül altı milyona çıkmasına rağmen, ortalama seyahat hızının saatte kırk kilometreden doksan kilometreye yükselmesi.
- Otoyol uzunluğunun bin yedi yüz on dört kilometreden üç bin yedi yüz doksan altı kilometreye, tünel uzunluğunun elli kilometreden sekiz yüz elli altı kilometreye çıkarılması.
- Hızlı tren hatlarının iki bin iki yüz elli bir kilometreye ulaşması ve bayram boyunca üç yüz yirmi iki bin yolcu tarafından kullanılması.
- Havalimanı sayısının 2002'deki yirmi altıdan elli sekize yükselmesi ve yıllık yaklaşık iki yüz elli milyon yolcuya hizmet verilmesi.
Erdoğan, İstanbul Havalimanı'nın dünyanın en prestijli havalimanları arasında gösterildiğini ve bayram tatilinde bin yedi yüz otuz uçak trafiğiyle rekor kırdığını belirtti. Ulaştırma yatırımlarının üretime etkisinin iki trilyon doları bulduğunu, yıllık ortalama istihdama etkisinin ise bir milyon iki yüz bin civarında olduğunu ifade etti. 2025 yılında elli beş projenin, 2026 yılı için ise yüz seksen sekiz projenin hizmete açılmasının hedeflendiğini ekledi.
İstanbul'un Fethi ve Ayasofya'nın Yeniden İhyası
Kurban Bayramı'nın üçüncü günü, İstanbul'un fethinin beş yüz yetmiş üçüncü yıl dönümünün gururla kutlandığını dile getiren Erdoğan, fethin sadece bir şehrin alınması değil, ruhların ve kalplerin fethi olduğunu vurguladı. Bizans'tan harap bir şehir olarak alınan Konstantiniyye'nin, Sultan Fatih'in imar seferberliğiyle muhteşem bir Türk İslam şehrine dönüştüğünü belirtti. Ayasofya'nın seksen altı yıllık hicranın ardından tekrar ibadete açılmasıyla fethin sembolü olarak medeniyetimizdeki mümtaz makamına kavuştuğunu ifade etti.
Siyasi Gündem, Bölgesel Kırılmalar ve Türkiye Yüzyılı Vizyonu
Dünyada ve bölgede siyasi, ekonomik ve diplomatik bakımdan çok ciddi kırılmalar yaşandığına dikkat çeken Erdoğan, Gazze'den Lübnan'a, Yemen'den Sudan'a kadar aynı oyunun farklı sahneleriyle karşılaşıldığını söyledi. Türkiye'nin bu oyunları bozmaya çalışırken yirmi üç yıllık kazanımlarını güçlendirme mücadelesi verdiğini belirtti. Bugün diplomaside, savunma sanayisinde, ekonomide, enerjide ve ticarette söz sahibi güçlü bir Türkiye olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidar ve ittifak olarak tarihi değişimlerin yaşandığı bir dönemde tarihi bir sorumluluk üstlendiklerinin idrakinde olduklarını ifade etti. Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların kendilerini ilgilendirmediğini, kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde olmadıklarını ve olmayacaklarını net bir şekilde dile getirdi. Türkiye'nin yeni sürüm kayıkçı kavgalarına değil, "Terörsüz Türkiye" süreci başta olmak üzere seksen altı milyonu ilgilendiren meselelerde ortak zeminde buluşmaya ihtiyacı olduğunu vurguladı.