“Güllü” soruşturmasında yeni gelişme

"Güllü" soruşturmasında yeni gelişme

\n

“Güllü” Soruşturmasında Yeni Gelişme: Kervan Emiroğlu Adli Tıp Kurumu’na Sevk Edildi

Yalova’da geçtiğimiz günlerde meydana gelen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran trajik olayla ilgili yürütülen adli soruşturma yeni bir boyut kazandı. Evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden ve “şarkıcı Güllü” olarak tanınan ismin ölümüyle ilgili başlatılan tahkikat kapsamında, davanın seyri açısından kritik bir adım atıldı. Soruşturma birimleri, olayın bir kaza mı yoksa bir cinayet mi olduğu yönündeki şüpheleri gidermek amacıyla teknik incelemelerini derinleştiriyor. Bu çerçevede, daha önce ifadesi alınarak serbest bırakılan Kervan Emiroğlu’nun durumu yeniden değerlendirmeye alındı.

Olayın meydana geldiği ilk andan itibaren Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalarda, emniyet güçleri ve olay yeri inceleme ekipleri titiz bir mesai harcıyor. İlk bulgular ve tanık beyanları doğrultusunda şekillenen soruşturmada, hayatını kaybeden ismin kızı Tuğyan’ın eski nişanlısı olan Kervan Emiroğlu’nun ismi ön plana çıkmıştı. Emiroğlu, emniyetteki işlemlerinin ve savcılık sorgusunun ardından serbest bırakılmış olsa da, dosyadaki delillerin yeniden incelenmesi ve biyolojik kanıtların netleştirilmesi amacıyla yeni bir karar alındı. Alınan son dakika bilgisine göre, Emiroğlu, kapsamlı tetkikler için İstanbul Adli Tıp Kurumu’na sevk edildi.

Soruşturma Dosyasındaki Kritik Ayrıntılar ve İfadeler

Yalova’daki ikametgahında gerçekleşen olayın ardından başlatılan soruşturmada, hayatını kaybeden kadının kızı Tuğyan’ın verdiği ifadeler dosyanın temel taşlarını oluşturuyor. Tuğyan, annesinin ölümüyle ilgili şüphelerini dile getirirken, eski nişanlısı Kervan Emiroğlu ile aralarındaki husumetlere ve olay günü yaşananlara dair detayları yetkililerle paylaştı. Emniyet birimleri, olay anında evde bulunan kişilerin konumlarını, dijital materyalleri ve çevredeki güvenlik kamerası kayıtlarını mercek altına aldı. Yapılan ilk incelemelerde, düşme olayının gerçekleştiği pencere ve çevresinde herhangi bir zorlama izi olup olmadığı araştırıldı.

Kervan Emiroğlu’nun ilk ifadesinde suçlamaları reddettiği ve olayla bir ilgisinin bulunmadığını savunduğu öğrenildi. Ancak savcılık, çelişkili beyanlar ve ailenin iddiaları üzerine soruşturmayı genişletme kararı aldı. Özellikle Tuğyan’ın, annesinin ölümünden önce yaşanan gerginliklere ve Emiroğlu ile olan ilişkisindeki sorunlara dikkat çekmesi, adli makamları daha derinlemesine bir inceleme yapmaya sevk etti. Bu kapsamda, şüphelinin olay anındaki yerinin baz istasyonu kayıtları (HTS) üzerinden doğrulanması ve fiziksel temas izlerinin araştırılması süreci başlatıldı.

Soruşturmanın bu aşamasında, olay yerinde elde edilen DNA örnekleri, parmak izleri ve maktulün tırnak aralarından alınan numuneler büyük önem taşıyor. Uzmanlar, düşme eyleminin bir itme sonucu mu yoksa dengenin kaybedilmesiyle mi gerçekleştiğini belirlemek için fiziksel modellemeler üzerinde çalışıyor. Emiroğlu’nun Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesi, bu biyolojik ve fiziksel kanıtların şüpheliyle eşleştirilmesi amacını taşıyor.

Kervan Emiroğlu’nun Adli Tıp Süreci ve Hukuki Boyut

Kervan Emiroğlu’nun serbest bırakılmasının ardından Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesi, hukukçular tarafından soruşturmanın ciddiyetini koruduğunun bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Adli Tıp Kurumu’nda yapılacak incelemelerde, Emiroğlu’ndan alınacak kan, saç ve doku örnekleri, olay yerinden elde edilen bulgularla karşılaştırılacak. Özellikle maktulün üzerinde herhangi bir boğuşma izine rastlanıp rastlanmadığı, şüphelinin vücudunda tırnak izi veya darp belirtisi olup olmadığı gibi hususlar raporun merkezinde yer alacak.

Hukuk uzmanları, bu tür “şüpheli ölüm” vakalarında Adli Tıp Kurumu’ndan gelecek raporun davanın seyrini tamamen değiştirebileceğini belirtiyor. Eğer biyolojik bulgular şüpheli ile maktul arasında bir arbede yaşandığını kanıtlarsa, Emiroğlu hakkındaki adli kontrol kararları ağırlaştırılabilecek veya tutuklama talebiyle yeniden mahkemeye sevk edilebilecek. Şu anki aşamada şüphelinin serbest olması, delillerin toplanmış olması ve kaçma şüphesinin değerlendirilmesiyle ilgili bir durum olsa da, yeni teknik veriler bu durumu her an değiştirebilir.

Ailenin avukatları, soruşturmanın titizlikle yürütüldüğünü ve adaletin yerini bulacağına inandıklarını ifade ederken, kamuoyunda oluşan “cezasızlık” algısının önüne geçilmesi için tüm delillerin eksiksiz toplanması gerektiğini vurguluyorlar. Kervan Emiroğlu’nun Adli Tıp’taki işlemlerinin tamamlanmasının ardından hazırlanacak uzman raporu, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulacak ve iddianamenin hazırlanıp hazırlanmayacağına bu rapor ışığında karar verilecek.

Adli Tıp Kurumu’ndan Gelecek Raporun Soruşturmaya Etkisi

Adli Tıp Kurumu, Türkiye’deki yargı süreçlerinde en üst bilirkişi kurumu olarak kabul ediliyor. “Güllü” soruşturmasında da kurumun vereceği nihai karar, olayın “kaza” olarak kapatılıp kapatılmayacağını ya da “kasten

  • Related Posts

    Gram altın 10 bin TL olacak mı? İslam Memiş’ten çarpıcı yorum: Sürpriz değil

    \n Gram altın 10 bin TL olacak mı? İslam Memiş’ten çarpıcı yorum: Sürpriz

    Daha Fazla Oku

    Bayrampaşa Belediyesine yönelik soruşturmada 2 tahliye

    \n Bayrampaşa Belediyesi Yolsuzluk Soruşturmasında Yeni Gelişme: İki İsim Tahliye Edildi İstanbul Cumhuriyet

    Daha Fazla Oku