\n
DMM’den Türk Telekom’un Hizmetlerinin Özel Şirketlere Devredileceği İddiasına Yalanlama
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), son günlerde çeşitli medya mecralarında ve sosyal ağlarda dolaşıma giren Türk Telekom’un hizmetlerinin özel şirketlere devredileceği ve bu durumun kamu zararına yol açacağı yönündeki iddiaların tamamen asılsız olduğunu duyurdu. Yapılan resmi açıklamada, söz konusu iddiaların herhangi bir somut dayanağının bulunmadığı ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik dezenformasyon faaliyeti niteliği taşıdığı vurgulandı. Türkiye’nin en köklü ve stratejik öneme sahip kurumlarından biri olan Türk Telekom’un operasyonel yapısı ve hizmet süreçleri hakkında ortaya atılan bu tür spekülasyonların, hem kurumun piyasa değerine hem de Türkiye’nin dijital dönüşüm hedeflerine zarar verme amacı güttüğü ifade edildi.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafından yapılan detaylı incelemeler sonucunda, “Türk Telekom’un hizmetlerinin özel şirketlere devredileceği” şeklindeki paylaşımların gerçeği yansıtmadığı kesin bir dille belirtildi. Açıklamada, kurumun mevcut mülkiyet yapısı, imtiyaz sözleşmeleri ve stratejik hedefleri doğrultusunda böyle bir devir işleminin gündemde olmadığına dikkat çekildi. Kamuoyunda infial yaratmaya çalışan ve stratejik kurumların güvenilirliğini hedef alan bu tür haberlere karşı vatandaşların dikkatli olması gerektiği hatırlatıldı. Özellikle ekonomik ve stratejik önemi yüksek olan haberlerin, yalnızca resmi makamlar ve kurumların yetkili birimleri tarafından yapılan açıklamalar üzerinden takip edilmesi gerektiğinin altı çizildi.
İddiaların Odağındaki Dezenformasyon ve Gerçekler
Son dönemde dijital platformlarda yayılan iddialar, Türk Telekom’un sahip olduğu geniş altyapı ağının ve sunduğu kritik hizmetlerin, şeffaf olmayan süreçlerle özel sektöre aktarılacağı ve bu durumun devletin kontrol mekanizmalarını zayıflatacağı tezine dayanıyordu. Ancak DMM’nin yayımladığı bültende, bu iddiaların teknik ve hukuki bir temelden yoksun olduğu açıklandı. Türk Telekom, Türkiye Varlık Fonu (TVF) bünyesinde yer alan ve devletin stratejik denetimi altında bulunan bir kuruluş olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. Kurumun imtiyaz süresi ve altyapı yönetimi ile ilgili süreçler, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ile ilgili mevzuatlar çerçevesinde yürütülmektedir. Dolayısıyla, herhangi bir hizmet devrinin kapalı kapılar ardında veya kamu zararına yol açacak şekilde gerçekleşmesi hukuken mümkün değildir.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bu tür asılsız iddiaların genellikle belirli bir ajanda doğrultusunda servis edildiğini ve toplumsal güveni sarsmayı amaçladığını belirtti. Türk Telekom’un fiber altyapı yatırımları, 5G hazırlıkları ve siber güvenlik alanındaki çalışmaları, Türkiye’nin milli teknoloji hamlesinin temel taşlarını oluşturmaktadır. Bu kadar kritik bir yapının “özel şirketlere devredilmesi” gibi radikal bir iddianın, hiçbir resmi belgeye dayanmadan paylaşılması, bilgi kirliliğinin ulaştığı boyutu bir kez daha gözler önüne sermiştir. DMM, açıklamasında bu tür manipülatif içeriklerin kaynağının araştırıldığını ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına sürecin yakından takip edildiğini bildirdi.
Türk Telekom’un Stratejik Önemi ve Kamu Menfaati
Türk Telekom, sadece bir telekomünikasyon şirketi değil, aynı zamanda Türkiye’nin veri güvenliği ve dijital egemenliğinin en önemli koruyucularından biridir. Ülke genelindeki fiber ağların büyük bir kısmını elinde bulunduran kurum, eğitimden sağlığa, savunma sanayiinden finans sektörüne kadar pek çok alanda kritik altyapı desteği sağlamaktadır. Bu bağlamda, kurumun hizmetlerinin kontrolsüz bir şekilde özel şirketlere devredilmesi iddiası, sadece ekonomik bir mesele değil, aynı zamanda bir milli güvenlik meselesi olarak değerlendirilmektedir. Hükümetin ve ilgili denetleyici kurumların politikası, bu altyapının kamu yararı gözetilerek daha da güçlendirilmesi ve modernize edilmesi yönündedir.
Kamu menfaatinin korunması, Türk Telekom’un yönetim modelinin temelini oluşturmaktadır. Türkiye Varlık Fonu’nun çoğunluk hissesine sahip olduğu kurumda, tüm kararlar devletin uzun vadeli çıkarları doğrultusunda alınmaktadır. İddia edilenin aksine, Türk Telekom’un verimliliğini artırmak ve hizmet kalitesini yükseltmek amacıyla yürütülen projeler, tamamen şeffaf ve denetlenebilir bir yapıdadır. Hizmetlerin özel şirketlere devredilerek kamu zararı oluşturulması senaryosu, kurumun mevcut finansal tabloları ve büyüme stratejileriyle de çelişmektedir. Aksine, Türk Telekom’un yerli ve milli teknoloji üretimindeki payı her geçen gün artmakta, bu da kamu kaynağının daha etkin kullanılmasına olanak tanımaktadır.
Dezenformasyonla Mücadele Süreçleri ve Bilgi Kirliliği
İletişim Başkanlığı bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, dijital çağın en büyük tehditlerinden biri olan yalan haber ve manipülasyonla savaşta kritik bir rol oynamaktadır. Türk Telekom örneğinde olduğu gibi, stratejik kurumları hedef alan asılsız iddialar, sadece iç piyasada değil, uluslararası yatırımcılar nezdinde de yanlış algıların oluşmasına neden olabilmektedir. DMM, bu tür operasyonel haberlerin yayılma hızını kesmek ve toplumu doğru verilerle aydınlatmak için 7/24 esasıyla çalışmaktadır. Yapılan açıklamada, dezenformasyonun bir “hibrit tehdit” unsuru olarak kullanılabileceğine dikkat çekilerek, kurumsal itibarın korunmasının önemine değinildi.
Haberin doğruluğunu teyit etmeden paylaşmanın toplumsal sorumlulukla bağdaşmadığını ifade eden yetkililer, sosyal medya kullanıcılarını ve basın mensuplarını daha titiz olmaya davet etti. Türk Telekom’un geleceği ve hizmet modelleri hakkındaki her türlü değişiklik, yasal zorunluluk gereği Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden ve resmi devlet kanalları aracılığıyla duyurulmaktadır. Bu kanallar dışındaki hiçbir duyum veya iddiaya itibar edilmemesi gerektiği bir kez daha vurgulandı. Türkiye’nin dijitalleşme vizyonuna katkı sağlayan kurumların, bu tür asılsız tartışmalarla yıpratılmak istenmesi, dezenformasyonla mücadelenin ne kadar hayati bir öneme sahip olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.
Sonuç olarak, Türk Telekom’un hizmetlerinin özel sektöre devredileceği ve bu yolla kamu zararı oluşturulacağı yönündeki iddialar, Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafından kesin bir dille yalanlanmıştır. Kurum, devletin stratejik kontrolü altında, kamu yararını en üst düzeyde tutarak faaliyetlerine devam etmektedir. Vatandaşların, resmi makamlarca onaylanmamış haberlere karşı mesafeli durmaları ve bilgi kirliliğine karşı uyanık olmaları, toplumsal bilgi güvenliğinin korunması açısından büyük önem taşımaktadır.