\n
İstanbul’da Kendisini Kamu Görevlisi Olarak Tanıtan Dolandırıcılık Şebekesine Darbe: 4 Tutuklama
İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen titiz çalışmalar neticesinde, kendilerini polis veya savcı olarak tanıtarak vatandaşları dolandıran bir şebekeye yönelik kapsamlı bir operasyon gerçekleştirildi. Şehrin farklı noktalarında gerçekleştirilen teknik ve fiziki takibin ardından, “Adınız terör örgütü soruşturmasına karıştı” yalanıyla vatandaşların maddi birikimlerini ele geçirdiği tespit edilen 4 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. Operasyon, son dönemde artış gösteren telefon dolandırıcılığı yöntemlerine karşı emniyet birimlerinin kararlı mücadelesini bir kez daha ortaya koydu.
Olay, İstanbul’un çeşitli ilçelerinde ikamet eden mağdurların, kendilerini polis olarak tanıtan şahıslar tarafından arandıklarını ve dolandırıldıklarını beyan ederek şikayetçi olmaları üzerine gün yüzüne çıktı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, gelen ihbarlar üzerine geniş çaplı bir inceleme başlattı. Yapılan incelemelerde, şüphelilerin profesyonel bir hiyerarşi içerisinde hareket ettikleri, kurbanlarını seçerken özellikle yaşlı ve yalnız yaşayan vatandaşları hedef aldıkları belirlendi. Şüphelilerin, mağdurları telefonla arayarak üzerlerinde yoğun bir psikolojik baskı kurdukları ve devletin gücünü kullanarak korku iklimi yarattıkları saptandı.
Yöntem Aynı: “Adınız Terör Örgütü Soruşturmasına Karıştı”
Dolandırıcıların kullandığı yöntem, son yıllarda sıkça karşılaşılan ancak her defasında farklı senaryolarla güncellenen “tele-dolandırıcılık” taktiklerinden biri olarak kayıtlara geçti. Şüphelilerin, mağdurlara ulaştıklarında kendilerini “Başkomiser”, “Terörle Mücadele Amiri” veya “Cumhuriyet Savcısı” olarak tanıttıkları öğrenildi. Görüşme sırasında mağdurlara, kimlik bilgilerinin FETÖ veya benzeri terör örgütleri tarafından ele geçirildiği, banka hesaplarının bu örgütlerin finansmanında kullanıldığı ve bu durumdan kurtulmaları için ellerindeki tüm nakit para ve ziynet eşyalarını “güvenli bir yere” teslim etmeleri gerektiği yalanı söylendi.
Şüphelilerin, mağdurların telefonu kapatmasına izin vermeyerek hatları sürekli meşgul tuttukları ve bu sayede kurbanların yakınlarına veya gerçek emniyet birimlerine ulaşmalarını engelledikleri tespit edildi. “Operasyonun gizliliği” bahanesiyle kimseye bilgi vermemeleri konusunda tehdit edilen vatandaşların, panik ve korku içerisinde bankalardaki birikimlerini çektikleri veya evlerindeki altınları hazırladıkları belirlendi. Paraların teslimatı aşamasında ise şüphelilerin, mağdurları parklar, çöp konteynerlerinin yanları veya ıssız sokaklar gibi önceden belirlenen noktalara yönlendirdikleri, parayı alan “eldenci” tabir edilen şahısların ise hızla olay yerinden uzaklaştıkları kamera kayıtlarına yansıdı.
Teknik ve Fiziki Takip Sonucu Operasyon İçin Düğmeye Basıldı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri yüzlerce saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü titizlikle inceledi. Şüphelilerin kaçış güzergahları, kullandıkları araçlar ve iletişim kurdukları dijital mecralar tek tek deşifre edildi. Yapılan teknik takip sonucunda, şebeke üyelerinin İstanbul içerisinde sürekli yer değiştirdikleri ve yeni kurbanlar arayışında oldukları anlaşıldı. Polis ekipleri, şüphelilerin kimliklerini ve saklandıkları adresleri tespit ettikten sonra eş zamanlı operasyon kararı aldı.
Belirlenen adreslere düzenlenen baskınlarda, dolandırıcılık olaylarında kullanıldığı değerlendirilen çok sayıda cep telefonu, sim kart, dijital materyal ve bir miktar nakit para ele geçirildi. Gözaltına alınan 4 şüphelinin, daha önce de benzer suçlardan kayıtlarının bulunduğu ortaya çıktı. Emniyetteki sorgularında suçlamaları reddeden ancak elde edilen somut deliller ve mağdur teşhisleri karşısında sessiz kalan şüpheliler, işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarılan 4 zanlı, “Nitelikli Dolandırıcılık” ve “Kendisini Kamu Görevlisi Olarak Tanıtarak Menfaat Sağlamak” suçlarından tutuklanarak ceza infaz kurumuna teslim edildi.
Emniyet Birimlerinden Vatandaşlara Hayati Uyarılar
Operasyonun ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü, benzer mağduriyetlerin yaşanmaması adına vatandaşlara yönelik önemli uyarılarda bulundu. Yapılan resmi açıklamada, hiçbir kamu görevlisinin, polisin, jandarmanın veya savcının vatandaşlardan telefon yoluyla para, altın veya ziynet eşyası talep etmeyeceği vurgulandı. Devletin operasyonel süreçlerinde vatandaşın maddi varlıklarına el koyma veya “güvenli depo” gibi bir uygulamasının bulunmadığı hatırlatıldı.
Emniyet yetkilileri, vatandaşların bu tarz bir telefon aramasıyla karşılaşmaları durumunda soğukkanlılıklarını korumalarını, görüşmeyi derhal sonlandırmalarını ve vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aramalarını veya en yakın polis merkezine başvurmalarını istedi. Özellikle dijital ortamda kişisel verilerin paylaşılmaması ve bilinmeyen numaralardan gelen “terör soruşturması” içerikli beyanlara itibar edilmemesi gerektiği belirtildi. Dolandırıcıların psikolojik manipülasyon tekniklerini kullanarak kurbanlarını izole etmeye çalıştığına dikkat çeken yetkililer, toplumsal farkındalığın bu tür suçlarla mücadelede en etkili silah olduğunu ifade etti.
İstanbul’da gerçekleştirilen bu başarılı operasyon, suç şebekelerine yönelik yürütülen kararlı takibin bir sonucu olarak değerlendirilirken, emniyet güçlerinin dolandırıcılık olaylarının önlenmesi ve faillerin adalete teslim edilmesi konusundaki çalışmalarının kesintisiz süreceği bildirildi. Soruşturmanın derinleştirilerek sürdüğü, şebekenin varsa diğer bağlantılarının ve mağdur edilen başka vatandaşların olup olmadığının araştırıldığı öğrenildi.