\n
Burhanettin Duran’dan Suriye Açıklaması: “Türkiye’nin Mücadelesi Terörledir”
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Suriye sahasında yaşanan son gelişmelere ve Türkiye’nin bölgedeki stratejik duruşuna dair önemli açıklamalarda bulundu. Sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyunu bilgilendiren Duran, özellikle uluslararası mecralarda ve bazı dezenformasyon odaklı platformlarda dile getirilen “Türkiye’nin Suriye’de Kürtleri hedef aldığı” yönündeki iddialara sert bir dille yanıt verdi. Duran, Türkiye’nin operasyonel ve diplomatik tüm süreçlerinin temel motivasyonunun terörle mücadele olduğunu belirterek, bölgedeki etnik unsurların hedef alınmasının söz konusu dahi olamayacağını vurguladı.
İletişim Başkanı Duran, yaptığı açıklamada bölgedeki toplumsal barışı ve huzuru bozmaya yönelik kasıtlı bir algı operasyonu yürütüldüğüne dikkat çekti. Suriye’nin kuzeyinde ve genelinde yürütülen faaliyetlerin, Türkiye’nin milli güvenliğini koruma ve bölge halkını terör örgütlerinin baskısından kurtarma amacı taşıdığını ifade eden Duran, hakikati yansıtmayan iddiaların bölgedeki istikrarsızlığı derinleştirmekten başka bir amaca hizmet etmediğini dile getirdi. Bu çerçevede, Türkiye’nin terör örgütleri PKK/YPG ve DEAŞ gibi yapılarla olan mücadelesinin, bölgenin demografik yapısını korumaya yönelik olduğunun altı çizildi.
Dezenformasyonla Mücadele ve Bölgesel Gerçekler
Burhanettin Duran, açıklamasında dezenformasyonun bir savaş aracı olarak kullanıldığına işaret ederek, Türkiye’nin bu tür manipülatif söylemlere karşı kararlı duruşunu sürdüreceğini belirtti. Özellikle “Kürtlerin hedef alındığı” söyleminin, terör örgütlerinin kendilerine alan açmak ve uluslararası destek devşirmek için kullandığı bir kalkan olduğunu ifade eden Duran, Türkiye’nin tarihsel süreçte bölgedeki tüm etnik ve dini gruplarla olan kardeşlik bağlarına vurgu yaptı. Duran, “Hakikati yansıtmayan ve bölgede toplumsal huzuru hedef alan bu tür iddialar, Türkiye’nin terörle mücadelesini gölgeleyemez” dedi.
İletişim Başkanı, Türkiye’nin Suriye politikasının temel taşlarından birinin dezenformasyonla mücadele olduğunu hatırlatarak, İletişim Başkanlığı bünyesinde yürütülen çalışmaların bu tür asılsız iddiaları çürütmek üzerine kurgulandığını belirtti. Bölgeden gelen saha bilgilerinin, terör örgütlerinin sivil halkı canlı kalkan olarak kullandığını ve yerel halk üzerinde baskı kurduğunu kanıtladığını söyleyen Duran, Türkiye’nin müdahalesinin tam da bu baskıyı kırmak ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunmak amacıyla gerçekleştirildiğini kaydetti. Bu noktada, uluslararası medyanın da sorumlu bir yayıncılık anlayışı benimsemesi gerektiği çağrısında bulunuldu.
Terör Örgütleri ile Sivil Halk Arasındaki Keskin Ayrım
Türkiye’nin güvenlik stratejisinde terörist ile sivil ayrımının en üst düzeyde gözetildiğini belirten Burhanettin Duran, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yürüttüğü operasyonların dünyadaki en şeffaf ve hassas operasyonlar arasında yer aldığını ifade etti. Duran, Türkiye’nin mücadelesinin Kürt kardeşleriyle değil, onları esir alan, çocuklarını zorla silah altına alan ve evlerinden eden terör yapılarıyla olduğunu net bir biçimde ortaya koydu. Suriye’nin kuzeyinde oluşturulmaya çalışılan terör koridorunun, en çok bölgedeki Kürt, Arap ve Türkmen sivillere zarar verdiğini hatırlatan Duran, Türkiye’nin bu koridoru parçalayarak aslında bölge halkına bir nefes alanı açtığını savundu.
Duran, açıklamasının devamında Türkiye’nin insani yardım faaliyetlerine de değindi. Dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olarak Türkiye’nin, hiçbir ayrım gözetmeksizin milyonlarca Suriyeliye kucak açtığını belirten İletişim Başkanı, bu mültecilerin önemli bir kısmının da Kürt kökenli Suriyeliler olduğunu hatırlattı. “Eğer Türkiye’nin hedefi bir etnik grup olsaydı, bugün milyonlarca insan Türkiye’nin güvenli limanına sığınmazdı” diyen Duran, sahadaki gerçeklerin her türlü kara propagandadan daha güçlü olduğunu ifade etti. Türkiye’nin bölgedeki varlığının, terör örgütlerinin bölücü ajandalarına karşı bir emniyet supabı görevi gördüğü belirtildi.
Suriye’nin Geleceği ve Türkiye’nin Stratejik Rolü
Suriye’deki siyasi çözüm sürecine ve kalıcı istikrara dair değerlendirmelerde bulunan Burhanettin Duran, Türkiye’nin her zaman Suriye’nin toprak bütünlüğünden yana olduğunu yineledi. Terör örgütlerinin Suriye’yi parçalama girişimlerine karşı Türkiye’nin en güçlü engel olduğunu belirten Duran, bölgedeki istikrarın ancak terörden arındırılmış bir yapıyla mümkün olabileceğini söyledi. Türkiye’nin güvenli bölgeler oluşturarak Suriyelilerin gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüşlerini desteklediğini ifade eden Duran, bu bölgelerde kurulan altyapı, sağlık ve eğitim hizmetlerinin bölge halkının refahı için hayata geçirildiğini kaydetti.
Duran, uluslararası toplumun Suriye meselesinde daha adil ve gerçekçi bir tutum takınması gerektiğini vurguladı. Terör örgütlerini meşrulaştırmaya yönelik her türlü girişimin, Suriye’nin geleceğine ihanet olduğunu belirten Duran, Türkiye’nin milli çıkarlarını ve bölge halkının huzurunu korumak adına gerekli tüm adımları atmaya devam edeceğini söyledi. Açıklama, Türkiye’nin terörle mücadelesinin sadece kendi sınır güvenliği için değil, aynı zamanda bölgesel ve küresel barış için de kritik bir öneme sahip olduğu mesajıyla son buldu. Duran, “Türkiye, terörle mücadelesini hukuk çerçevesinde ve kararlılıkla sürdürürken, mazlumların yanında durmaya ve hakikati haykırmaya devam edecektir” diyerek sözlerini tamamladı.
Bu açıklamalar, bölgedeki gerilimin tırmandığı ve diplomatik trafiklerin hızlandığı bir dönemde, Ankara’nın kararlılığını bir kez daha teyit etmiş oldu. İletişim Başkanı Duran’ın vurguladığı “hakikat” vurgusu, önümüzdeki süreçte Türkiye’nin hem sahada hem de masada izleyeceği stratejinin temelini oluşturmaya devam edecek gibi görünüyor. Bölgesel aktörlerin ve uluslararası kamuoyunun, Türkiye’nin bu net duruşunu dikkate alarak hareket etmesi, Suriye’deki krizin çözümü noktasında belirleyici bir faktör olarak değerlendiriliyor.