\n
Bugün ne pişirsem diyenlere: Günlük ev yemeği menüsü (27 Ocak 2026)
Mutfaklarda her gün yaşanan “Bugün ne pişirsem?” sorusu, hem ev ekonomisini yönetmek hem de sağlıklı beslenme düzenini korumak isteyen bireyler için temel bir gündem maddesi olmaya devam ediyor. 27 Ocak 2026 Salı günü için hazırlanan özel ev yemeği menüsü, kış mevsiminin soğuk etkilerini kırmaya yönelik besleyici ve geleneksel lezzetleri bir araya getiriyor. Profesyonel şeflerin önerileri ve ev hanımlarının pratik yöntemleriyle harmanlanan bu menüde, başlangıçtan tatlıya kadar her aşama titizlikle planlandı.
Beslenme uzmanları, kış aylarında vücut direncinin artırılması için protein, karbonhidrat ve vitamin dengesinin gözetilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu bağlamda hazırlanan günlük menü, hem doyurucu bir ana yemek hem de sindirimi kolaylaştırıcı yan ürünlerle dengelenmiş durumda. İşte 27 Ocak tarihli, damaklarda iz bırakacak günlük ev yemeği menüsünün detayları ve hazırlık süreçleri.
Geleneksel Başlangıç: Lokanta Usulü Ezogelin Çorbası
Türk mutfağının en köklü ve sevilen başlangıçlarından biri olan ezogelin çorbası, bu akşamki menünün açılışını yapıyor. Lokanta usulü kıvamıyla hazırlanan bu çorba, sadece bir başlangıç değil, aynı zamanda içindeki bakliyatlar sayesinde yüksek lif ve bitkisel protein kaynağı olarak öne çıkıyor. Ezogelin çorbasının püf noktası, malzemelerin doğru sıralamayla tencereye eklenmesi ve aromaların birbirine iyice geçmesidir.
Hazırlık aşamasında bir su bardağı kırmızı mercimek, bir yemek kaşığı bulgur ve bir yemek kaşığı pirinç iyice yıkanarak süzülür. İnce kıyılmış soğan ve sarımsak, tereyağında pembeleşinceye kadar kavrulur. Ardından domates ve biber salçası eklenerek kokusu çıkana dek çevrilir. Yıkanan bakliyatlar tencereye ilave edildikten sonra yaklaşık 1,5-2 litre sıcak su eklenerek pişmeye bırakılır. Çorbanın asıl karakterini veren nane, pul biber ve kekik ise son aşamada tereyağında yakılarak üzerine gezdirilir. Bu yöntem, çorbanın hem rengini hem de aromasını profesyonel mutfak seviyesine taşır.
Ezogelin çorbası, kış aylarında metabolizmayı hızlandırırken, içerdiği mercimek sayesinde uzun süre tokluk hissi sağlar. Servis edilirken yanına eklenen bir dilim limon, hem C vitamini katkısı sunar hem de çorbanın yoğun lezzetini dengeler.
Ana Yemekte Lezzet Şöleni: Tepsi Kebabı ve Şehriyeli Pilav
Günün ana yemeği olarak seçilen tepsi kebabı, özellikle Hatay mutfağının en seçkin örneklerinden biri olup, ev ortamında kolayca hazırlanabilmesiyle bilinir. Kıyma ile sebzelerin eşsiz uyumunu yansıtan bu yemek, fırında pişme tekniği sayesinde etin kendi suyunu muhafaza etmesine olanak tanır. Tepsi kebabı için orta yağlı dana kıyması tercih edilmelidir. Kıyma; ince kıyılmış maydanoz, sarımsak, kapya biber, tuz ve karabiber ile iyice yoğrulur. Hazırlanan harç, yağlanmış bir fırın tepsisine el ile bastırılarak yayılır.
Yemeğin üzerine hazırlanan salçalı su karışımı, kebabın kurumasını engellerken lezzetini derinleştirir. Üzeri domates dilimleri ve sivri biberlerle süslenen kebap, 200 derecelik fırında yaklaşık 35-40 dakika pişirilir. Bu süreçte etin yağı ve sebzelerin suyu birleşerek doğal bir sos oluşturur. Tepsi kebabı, hem görsel sunumuyla hem de doyuruculuğuyla akşam yemeğinin yıldızı olmaya adaydır.
Kebabın en sadık eşlikçisi ise şüphesiz tane tane dökülen bir şehriyeli pirinç pilavıdır. İyi bir pilavın sırrı, pirinçlerin ılık tuzlu suda bekletilmesi ve ardından bol tereyağında şeffaflaşana kadar kavrulmasıdır. Arpa şehriyelerin altın sarısı rengini almasıyla başlayan süreç, pirinçlerin eklenmesi ve doğru ölçüde sıcak su (veya et suyu) ilavesiyle devam eder. Kısık ateşte suyunu çeken pilav, üzerine kağıt havlu konularak demlenmeye bırakıldığında gerçek kıvamına ulaşır. Pilavın içindeki tereyağı aroması, tepsi kebabının baharatlı yapısıyla mükemmel bir kontrast oluşturur.
Ferahlatıcı Tamamlayıcılar: Marul Salatası ve Trileçe
Ağır ve doyurucu bir ana yemeğin ardından sofrayı ferahlatacak bir yan ürün olarak taze marul yapraklarından oluşan bir salata önerilmektedir. Mevsimin en taze marulları, ince kıyılmış taze soğan ve maydanoz ile birleştirilir. Sos olarak sızma zeytinyağı, taze sıkılmış limon suyu ve bir miktar nar ekşisi kullanımı, salatanın iştah açıcı özelliğini artırır. Marul salatası, kebabın yağlı yapısını dengeleyerek sindirimi kolaylaştırır ve öğüne vitamin desteği sağlar.
Günün finali ise son yılların en popüler sütlü tatlılarından biri olan trileçe ile yapılıyor. Balkan kökenli bu tatlı, hafifliği ve üç farklı sütün (geleneksel olarak inek, keçi ve manda sütü karışımı) birleşimiyle oluşan sosuyla bilinir. Ev yapımı trileçede, yumuşacık bir pandispanya keki hazırlandıktan sonra, üzerine süt ve krema karışımı dökülerek iyice çekmesi sağlanır. Tatlının en üst katmanına sürülen karamel sos ise hem görsel bir şölen sunar hem de sütlü tadı tamamlar.
Trileçe, akşam yemeğinin ardından mideyi yormayan bir seçenek olması nedeniyle tercih edilmektedir. Soğuk servis edilen bu tatlı, 27 Ocak menüsünün tatlı bir kapanış yapmasını sağlar. Hazırlanan bu menü, hem aile üyelerinin hem de misafirlerin beğenisini kazanacak şekilde dengelenmiş, besin değerleri optimize edilmiş ve geleneksel Türk mutfağı standartlarına uygun olarak tasarlanmıştır. Ev yapımı yemeklerin sıcaklığı, kış akşamlarını daha keyifli hale getirmek için en etkili yoldur.